top of page

GÜNDEM

Ünye’nin manyetik siyah kumu, medikal destek markası Magnasand’a dönüştü

  • Red Globe Editör
  • 15 Kas 2025
  • 3 dakikada okunur

2019 yılında 5 milyon dolarlık sermaye ile kurulan Magnasand, sağlık ve konfor alanında yenilikçi ürünler geliştiriyor. Cirosunun yüzde 15’ini AR-GE çalışmalarına ayıran şirket, 2023’te ilk ürünlerini piyasaya sundu. Türkiye’de satışlarını sürdüren ve Yunanistan’da distribütörlüğü bulunan Magnasand, 2026 yılı sonuna kadar Türkiye genelinde bin satış noktasına ulaşmayı, ardından en az 10 ülkeye ihracat yapmayı hedefliyor.


Magnasand, Karadeniz’in Ünye sahillerinden elde edilen doğal manyetik siyah kumu modern teknolojileri ile birleştirerek medikal destek ürünleri geliştiriyor. Ürünlerin içeriğinde yer alan magnetit ve 20’den fazla mineralin, vücudun manyetik dengesini destekleyerek kan dolaşımına katkı sağladığı, kas ve eklem sağlığını korumaya yardımcı olduğu, ayrıca bu ürünlerin ödem, uyuşma ve ağrıların azaltılmasına destek olduğu belirtiliyor. Markayı bu hammadde ile tanıştıran vu uzun yıllar grubun başka markasının iletişim tasarımcısı olan Selim Tuncer özlemle anıldı.


Klinik kontroller yapıldı

Magnasand’in ağrı üzerindeki etkisi, Medipol Üniversitesi’nde 200’ün üzerinde katılımcıyla gerçekleştirilen çift kör, plasebo kontrollü klinik çalışmada incelendi. Çalışma sonucunda, manyetik siyah kum uygulaması yapılan grupta diz, bel, el ve eklem ağrılarında anlamlı iyileşme gözlemlendi. Tedavi öncesinde 7–8 seviyelerinde olan ağrı skorlarının, 4 seviyesine kadar gerilediği ve romatizmal ağrılar, karpal tünel sendromu ve migren şikâyetlerinde de benzer şekilde belirgin bir azalma tespit edildiği belirtildi. Magnasand, ergonomik tasarıma sahip dizlik, dirseklik, omuzluk, sırtlık, boyunluk, eldiven, bileklik, bellik, bandana, topukluk ve çorap gibi ürünleriyle geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.

 

“Doğadan aldığımız şifayı teknolojiyle erişilebilir hale getiriyoruz”

“Doğanın gücünü kuşan” mottosuyla yola çıkan Magnasand’in doğuş hikayesini Genel Müdür Emre GÖKMEN, şöyle aktarıyor; “Binlerce yıllık geçmişe sahip manyetik siyah kumun mineral zenginliği, bizim için yalnızca bir ilham kaynağı değil; aynı zamanda bilimsel bir keşfin başlangıcı oldu. Magnasand olarak bu doğal mucizeyi modern üretim teknolojileriyle birleştirerek, herkesin günlük yaşamında kolayca faydalanabileceği medikal destek ürünleri geliştirdik. Biz doğadan aldığımız şifayı teknolojiyle erişilebilir hale getiriyoruz ve en önemlisi giyilebilir sağlık ürünleri üreterek yaşam kalitesini artırmayı hedefleyenler ile buluşturuyoruz.”

 

Ürünlerin arkasında mühendislik gücü var

Magnasand Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çetmen ürünlerin arasındaki mühendislik gücüne dikkat çekerek; “Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu ürünler, AR-GE ve mühendislik ekiplerimizin yoğun emeğiyle hayata geçirildi. Her buluş ihtiyaçtan doğar. Ben her ürünün en iyi kullanıcısıyım. Vücudumuzda oluşan travmatik veya başka sebeplerle oluşmuş ağrılarımın tamamından Magnasand sayesinde kurtuldum, benim yıllarca aradığım şifa aslında kendi topraklarımızda imiş. Bunu keşfettikten sonra da tüm insanlığa hizmet etmesini istedim. Her bir ürün; ergonomik formu, özel kumaş yapısı ve insan anatomisine uygun tasarımıyla hem konforu hem de verimliliği ön planda tutuyor” dedi.

 

“Ürünün insanlığa hizmet etmesi ilgimi çekti”

Magnasand’ın kurucu ortakları arasında yer alan sanatçı Hülya Avşar ise markanın insan odaklı yaklaşımına dikkat çekti: “Öncelikle inanmadığım ve kullanmadığım hiçbir projenin ne içinde ne de yakınında bulundum. Ancak bu ürünün hem rakipsiz oluşu hem de insanlığa hizmet etmesi ve doğanın gücünü taşınabilir hale getirmesi ekstra ilgimi çekti. Ben her zaman bedenin, zihnin ve ruhun bir bütün olduğuna inandım. Spor hayatımın ayrılmaz bir parçası oldu. Çünkü bedenine özen göstermek, insanın kendine verebileceği en güzel hediyelerden biri. Magnasand olarak da bu anlayışla örtüşen, sadece bir kesime değil herkese hitap eden bir yapıyla hareket ediyoruz. Yaş fark etmeksizin herkesin kendi evinde bu doğal terapiden faydalanabilmesini istiyoruz” ş

 

Bilim ve modern yöntemler bir arada

Ekibiyle birlikte gerçekleştirdikleri araştırmalarla manyetik siyah kumun faydalarını ortaya koyan İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Mahmut Tokaç “Gerçekleştirdiğimiz araştırmalar, halk arasında uzun yıllardır rahatlatıcı etkisiyle bilinen Ünye siyah manyetik kumunun bu ününü destekler nitelikte sonuçlar ortaya koyuyor. Ünye sahillerinden elde edilen bu doğal materyalin kullanıldığı ürünlerle yaptığımız klinik çalışmalar, uyku kalitesinde ve stres seviyelerinde anlamlı iyileşmeler sağlandığını gösteriyor. Elde ettiğimiz bulgular, doğanın bize sunduğu hazinelerin bilim ışığında ve modern yöntemlerle değerlendirildiğinde insanların yaşam kalitesine sağlayabileceği katkıyı da ortaya koyuyor” dedi.


Yorumlar


bottom of page